

İstanbul
Boğazı’nda Sualtı Ortam Gürültüsü Çok Fazla:
1--İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Fakültesi Sinyal
İşleme Laboratuvarı’nda “İstanbul Boğazı’nın Sualtı Ortam Gürültüsünün Ölçümü,
Arşivlenmesi ve Modellenmesi” isimli TÜBİTAK destekli bir araştırma projesi
kapsamında İstanbul Boğazı’nın çeşitli noktalarında yapılan ölçümler, Boğaz’ın
sualtı akustik gürültü seviyesinin çok yüksek mertebelere çıkabildiğini
gösteriyor.
2-- Boğaz’daki Ölçüm Sonuçları-Son ölçümlerle İstanbul
Boğazı’nda sualtı gürültü kirliliğinin -tahmin edilebileceği gibi- oldukça yüksek
olduğu gözlendi. Çeşitli zaman aralıklarında Boğaz’ın değişik noktaların-da
yapılan ölçümler, sualtı ortam gürültüsünün muhtemelen deniz canlıları için
rahatsız edici seviyelerde olduğunu düşündürmekte.
3--İstanbul Boğazı’ndaki gürültü seviyesi ses-siz olarak
nitelendirilebilecek sualtı gürültü seviyesi (açık denizde, durgun ve trafiksiz
ortam) ile karşılaştırıldığında, farklı frekans bantlarında 20 ile 40 dB
civarında daha yük-sek, yani 100 ila 1000 kat arasında daha fazladır.
3.1--Bunun nasıl bir mertebe olduğunu tahmin edebilmek için bir örnek
verelim: Atatürk Havalimanı’nda uçuş pistinde oturup etrafı dinlediğimizi
düşünelim. Orada, o anda duyduklarımız, havalanan, iniş yapan veya motorlarını
ısıtan birçok uçağın birbirinden bağımsız oluşturdukları gürültülerin toplamı
olacaktır.
4--İstanbul Boğazı’nda gemi geçişi yokken kestirilen sualtı ortam gürültü seviyesi, açık denizler için elde edilmiş en gürültülü durumdaki (gemi geçişi, fırtına derecesinde rüzgar ve yağış) gürültü seviyesinin bile epeyce üzerindedir.Bazı diğer ölçümler de göstermiştir ki Boğaz’ın Haliç ile Ortaköy arasında kalan kesimi, yolcu ve balıkçı tekneleri başta olmak üzere deniz trafiğinin yoğun olmasından ötürü oldukça gürültülü, Karadeniz çıkışı ise nispeten daha gürültüsüzdür
5--İstanbul Boğazı gibi özel bir su kanalı ve ticaret yolunun böylesine
büyük bir gürültü seviyesiyle kuşatılmış olmasının ve bu seviyenin giderek
artan deniz trafiği ile her geçen gün daha da yoğunlaşıyor olmasının sualtı
canlıları üzerine yapageldiği biyolojik etkilerin bir an önce ciddiyetle
araştırılması gerekmektedir.
Kaynak:CBT-Eylul 2008