

Ekonomik Kriz İçin Bir Mühendislik Modellemesi-2
5.1-- Rezonans Modeli:
5.1.1—Tanım:Kullanılan model
deprem için binaların rezonans modellemesidir.Bu modele göre ülkeleri az katlı
veya çok katlı bir bina gibi sembolize edip,krizle birlikte oluşan kriz yani
deprem dalgalarının bu binaları rezonans getirmesi açısından inceleyeceğiz.
5.1.2--Modelin Kısa Özeti:Bir
deprem dalgası mekanik dalga olup,sinüzoidal biçimde ortamda hareket eder.Eğer
binanın bulunduğu zemin yumuşak ise deprem dalgaları yayvanlaşır ve frekansı
düşer.Eğer zemin sert ve kayalık zemin ise deprem dalgalarının peryodu kısalık
ve frekansı artar.Gelen deprem dalgasının kendi frenası olduğu gibi etkilediği
binanında hesapla bulunan bir öz frekansı vardır.Deprem dalgasının frekansı ile
tasarıma bağlı olarak hesaplanan binanın öz frekansı çakışırsa binan rezonansa
girer ve gelen deprem dalgasını,dalganın katları biçiminde şiddetlendirmeye
başlar.Eğer binanın sönüm oranı adı verilen bir değeri de sıfır gider ise
oluşan gerilimin değeri sonsuza gider ve bina bu gerilmelere dayanamaz yıkılır.
5.1.2.1--Bu modelde
binanın rijitliği-kütlesi-sönüm oranı
vede öz frekansı vardır.Gelen deprem dalgasının ise frekansı ve ivmesi
vardır.Rezonans modeli incelemesine göre yumuşak zeminlerde çok katlı perdeli
katı sistemler yapılması uygun olup-kayalık zeminlerde ise az katlı esnek
kolonlu sistemler uygundur.Büyük
ekonomiler(ABD,Japon vs) çok kartlı kütlesi(ekonomik kütlesi) büyük
ekonomlerdir.
5.1.2.2--Ekonomide kamunun
ağırlıklı payı arttıkça ekonomik yapının-binanın rijitliği artar.Ekonomik
sistemde sektörel olarak çok karışık yapılar var ise bu yapılar krizi yani
ekonomik deprem dalgasını sönümleyeceği için sönüm sayıları 1 e
yakındır.Rezonansa karşı yapılacak şek ekonomik sistemi kriz dalgasını(deprem
dalgasının) frekansını,binanın öz frekansından uzak tutmak gerekeceğidir.Yani
wd=wb veya w/wn=1 noktasından uzak tasarlamak gereğidir ki rezonanastan uzak
kalınsın.Krizler yani ekonomik depremler kaçınılmaz olduğu için ekonomik
yapılarımızı-sistemimizi depreme-krizlere
karşı dayanıklı şekilde biçimlendirmek yani tasarlamak zorundayız.
5.1.3--Tasarım Detayları:
1—Binalar-Ülkeler ekonomik
deprem-kriz anında rezonansa
girebilmekte ve bu nedenle hasara
ekonomik uğramamaktadır. Binanın-Ülkenin
hasar görmesinin nedeni mekanik deprem dalgasının x-y eksenleri
doğrultusunda oluşturduğu yatay kesme kuvvetlerinin bodrum ve zemin katta-ülkenin temel dayanağı
olan sektörlerde taşıyıcı sistemleri- kolonu kesmesi ile ortaya çıkmaktadır.
2--Deprem dalgası merkez
üssünden uzaklaştıkça dalganın genliği azalan sinüzoidal karakterli bir mekanik
dalga hareketidir. Deprem dalgası, 1. Öncü dalga, 2. Hasar dalgası olarak iki
(p(primer-birincil)-s(sekonder-ikincil) dalgaları) bileşenden oluşur.
2.1--Öncü dalga elektromanyetik karakterli olup
canlılar tarafından (hayvan-insan) hissedilir. Ekonomik Krizin öncü dalgaları
da öncelikle borsada hissedilebilir.Hasara neden olan ikinci dalga mekanik
dalgalar olup statik hesap bu dalga kuvvetlerine göre yapılmaktadır.
2.2--Dalga yatayda ilerlerken
nasıl üzerinde bir cisim olan şilte çekilirse kesme kuvvetleri nasıl oluşuyorsa ekonomik krizde-depremin yatay kesme
kuvvetlerine karşı bina-ülkenin ekonomisini taşıyan kolonlar ile kesme kuvvetlerine karşı direnir
ki öncü göstergeler -sanayide kapasite kullanımı vs ölçme araçları bunu
ölçebilir.direnir.
2.3--Binanın yatayda
geometrik merkezi ile ağırlık merkezi
aynı noktadan geçmeli yani ülke ekonomisi sektörel bazda simetrik olmalıdır ve orjin buraya yerleştirildiğinde
x-y eksenlerien göre taşıyıcı sektörler-kolonlar simetrik olmalıdır. Yani ki
Ayrıca perdeli sistemde merdiven
çekirdeği-ana taşıyıcı sistem mümkünse
orjinde-ekonominin merkezinde olmalıdır.
3--Deprem dalgaları ile
ilgili olarak: Depremde mekanik dalga
zeminde ilerlerken binanın tabanı dalganın tepesinde kaldığında deniz
dalgasının kayığı havalandırdığı gibi deprem
dalgası binayı sırtlar ve havalandırır ardından dalganın çukuruna rastladığında
bu defa binayı bu çukura çeker ve zemini yırtmaya çalışır ki bu durumda önemli olan
binanın ağırlığı-ekonomik büyüklük-kütle ve deprem dalgasının negatif basıncı
ile zeminin yırtılmaya karşı emniyet gerilmesidir bu gibi durumlarda AB zeminde AB ülkelerinin durumu gibi zemin emniyet gerilmesi zayıf ise
raydal temel ve alanının artırılması ve zemine ankraj yollarına gidilebilir.
3.1--Almanyanın AB deki
nufuzu yüksek yani yayılma alanı yüksek olduğu için krizden daha az
etkilendi.Ayrıca Almanya ve Fransanın zemin ankrajları da olduğu tartışma götürmez.Baltık
ülkelerinin ise kendi aralarında bir ankraj sistemleri olduğu düşünülebilir.Öte
yandan Yunanistan,İspanyanın nufuz alanları hen daha düşük hemde ankarjları
zayıf olduğu düşünülebilir.
4--Deprem dalgası-kriz
dalgası 1-ışık ışınları gibi odaklanabilir
kırılmaya uğrar veya yansıtılabilir kısaca ışık ne özellik gösteriyorsa ortamda
ilerleyen bu dalgada o özellikleri gösterir.Kriz -Deprem dalgaları Tümsek veya
çukur yüzeylerde bir mercekten geçen
ışınlar gibi çukur yüzeyin odak
noktasında birleşerek-genlikleri çok
yüksek değerlere çıkarken ,tümsek yüzeylerde ise odak noktası zahiri olduğu
için dalga odak noktasına göre dağılır.
4.1--Dalga yumuşak zeminde
ilerlerken rahat ilerleyebildiği için dalganın peryodu artar-genliği-frekansı
düşer dalga yayvanlaşır ki bu gibi
zeminlere çok katlı bina-perdeli rijit yapılar yapılabilir.ABD ekonomik sisteminin
bulunduğu zemininin yumuşak-liberal
olduğu,AB nin zeminin ise daha sert bir zemin, Türkiyenin bulunduğu zeminin ise
aşırı yumuşak bir zemin,Suriyenin sert,yunanistanın yumuşak,İranın
sert,Rusyanın orta sert,Japonyanın sert, olduğu düşünülebilir.
4.1.1--Ve bunlar için
skalalar –ölçme anketleri geliştirilebilir.ABD nin krizde kurtaran büyük
ekonomik kütlesi olurken,Türkiyenin ise yumuşak zeminde az katlı ekonomisi ile
krizde bayağı sallandığı açıktır.Türkiyeyi koruyan devletin BDDK ile bankaları
sıkı bir biçimde kontrol altında tutması özellikle sermaye yeterlilik rasyoları
oldukça önemli bir parametredir.
4.1.2--Ayrıca sermaye
girişini teşvik eden yapı bu krizde türkiyeyei korumuştur.Türkiye bu iki önlemi
almasaydı krizde çok hasar verebilirdi.Türkiye bu yumuşak zeminde krizlere
karşı ekonomik kütlesini-ekonomik rijitliğini yani kamu ağırlıklı ekonomik
yapısını artırarak güçlendirmek zorundadır.Nufuz alanını ve ankrajlarınıda
artırmak zorundadır.
4.2—AB gibi sert-Kayalık
zeminde ise kriz-dalganın peryodu
kısalır-genliği artar ki bu gibi
zeminlere az katlı bina yapılması daha uygun olabilir. Bu nedenle AB nin küçük
ekonomileri krizden fazla etkilenmediler. (Slovenya,Baltık ülkeleri vs) Bunun
nedeni binanın rezonanas noktasından
uzaklaştırılmasıdır. Rezonanas noktasından uzaklaşmak için w=wn yani w/wn=1 noktasından ya sola doğru 0
noktasına doğru yada 1 noktasından daha
sağa doğru kaymak gerekir.
4.3—ABD,Çin vs Yumuşak
zeminlerde kriz- deprem dalgasının frekansı (wd)düşer .Bu durumda wn/wd oranıda
1 e doğru artar.Bu durumu dengelemek için binanın öz frekansı (wn)
düşürülürse wn/w oranı 0 doğru azalarak
düşer .Rezonans noktasından uzaklaşılmış olur.Bu nedenle ülkenin öz frekansını
wn i artırmak için böyle zeminlerde çok
katlı perdeli sistemler yapılmak suretiyle
yani bina kütlesininin ve rijitliğinin artırılması ile binanın öz frekansı düşürülür.
4.3.1--Çok büyük ekonomiler
yumuşak zeminlerde krize karşı ancak rijitliği-kamu ekonomisi ve bürokrasiyi
artırmak zorundadırlar.Kütle ile birlikte rijitlikte artmalıdır.ABD nin
ekonomide kamu payı % 37 uyerine % 60 a doğru olsaydı bu krizde ABD belki hiç
etkilenmeyecek-FED de bu kadar borçlanmayacak-hem ABD yi hem de dünya
ekonomisine bu kadar yüklenmeyecekti.
4.3.2--Zira devlüsyaon
ekonomik sistemde enerji toparlama çabası-büzüşme iken enflasyon ise ekonomik
enerjinin türbülansla dağılması sürecidir. Durgunluk-Stagflasyon ise
devalüasyonda limit sıfır halidir.Bu ekonomik sistemin aşırı yorgun olması
olarak da yorumlanabilir.Japon ekonomisinde ki bu durum onların artık
istirahate çekildiğini gösteriyor olarak yorumlanabilir.
4.3.1—Japon ,AB ekonomileri
gibi Sert-kayalık zeminlerde krizin-deprem
dalgasının frekansı (wd)yükselir.Bu durumda wn/wd oranıda 0 e doğru
artar.Bu durumu dengelemek için binanın öz frekansı (wn) artırılırsa wn/w oranı 1 doğru artar .Bu nedenle wn i
artırmak için böyle zeminlerde az katlı
salınım yapan kolonlu yada çelik konstrüksiyonlu esnek sistemler yapılmak suretiyle yani bina kütlesininin ve rijitliğinin
düşürülmesi ile binanın özgül frekansı
artırılır.ABde Slovenya,Bulgaristan vs kütle olarak düşük ve rijitliğinin düşük
olması krizde bu ülklere sallanmış olmakla beraber hasar olmadan krizi
atlatabildiler.
Bilgi: Özgül frekans
ifadesi: wn=1/karekök(m.k)Bu ifadeye
göre bina kütlesinin arttırılması ve bina rijitliğinin arttırılması ile bina
özgül frekansı düşer.(m= bina kütlesi k= rijitlik )
4.4--Öte yandan rezonansta
binaya gelen gerilmelerin üstel bir biçimde artmasını engelleyen sönüm
oranıdır.Sönüm oranı 0 ise rezonanasta binada oluşan gerilmeler üstel hale
gelip binayı yıkar eğer Sönüm oranı 1 ise
rezonansa bağlı oluşan gerilmeler bina mukavemetinin altında kalır ve bu
sarsıntıda binaya bir şey olmaz.Bu nedenle sönüm oranının 1 e yaklaşmasını
isteriz.
4.4.1--Sönüm oranı z=c/k.m
ifadesine göre bina kütlesinin-(ekonomik kütlesi düşük ekonomiler)
azaltılması-bina rijitliğinin(liberal ekonomik yapılar) azaltılması ile z 1 e doğru artar ve binada oluşan gerilmeler en az
düzeyde kalır.Eğer bina kütlesi artırılır-bina rijitliğinin artırılır ise ile z
0 doğru azalır ve binada oluşan mekanik titreşimler ve ona bağlı gerilmeler çok
yüksek değerlere çıkar.
4.4.2--Bu nedenle kütle ve
rijitlik anlamında çok katlı perdeli sistemlerin rezonans tehlikesi-az katlı
kolonlu sistemlere göre daha yüksektir.Bu anlamda ABD nin kütlesinin büyük
olmasına karşı,rijitliğinin azlığı rezonans
tehlikesini önlemiştir.
4.4.3-- z=c/k.m ifadesine
göre c sönüm sayısı olup c nin sönüm yapmasını yani 1 doğru yaklaşmasını
isteriz.Bir benzeşim yapmak gerekirse:Gelen deprem dalgası bir boruda akan su
gibi binaya dağılır.Bu durumda borularda akışa karşı nasıl direnç oluşuyorsa
,binada deprem dalgasına karşı bir boru gibi direnç gösterir.Benzeşim yapılırsa
bu direnç q sönüm sayısı ile ters orantılı kabul edilebilir.
4.4.4--Borulardaki direnç (r)
ifadesine göre direnç gelen akışın debisinin karesi ile doğru orantılı,akışı
geçtiği boru çapının 5. kuvveti ile doğru orantılıdır.Bu analize göre direnç
yada r=1/c=k.q kare/d üzeri 5 ifadesine
göre c=(1/k).d üzeri 5/q kare
ifadesine göre sönüm sayısı deprem dalgasının frekansının karesi ile
doğru,boru çapı-bina büyüklüğünün-kütlesinin 5. kuvveti ile ters orantılı
olduğundan çok katlı büyük binaların sönümü-sönüm sayısı 1 doğru olacak biçimde
,az katlı binalara göre boyutun 5. kuvveti ile ters orantılı olarak artar.
4.4.5--Öte yandan çok katlı
böyle bir bina yumuşak zeminde yer aldığı için deprem dalgasının frekansı düşük
olup,frekansın kareside daha küçük olacağı için yine sönüm sayısı artar.Bu anlamda yumuşak zeminde yer alan çok
katlı binalarda sönüm sayısı 1 doğru oldukça yüksektir.ABD ekonomisi çok
katlı-çok sayıda birimlerde oluşan esnek bir ekonomik yapı olması dolayısıyla
sönüm sayısı 1 yaklaşmıştır.
4.4.6--Bu anlamda Sönüm
sayısının 1 yaklaşması rezonanasta binada oluşan gerilmeleri en aza indirirken,
0 olması durumunda oluşan gerilmelerin
genliği sonsuza giderek binayı yıkar.Tersi analize göre ise laminar akış
halinde kayalık zeminde az katlı
binaların sönüm sayısı 0 a yakın olup rezonans tehlikesi vardır.B nin sert
zemişninde az katlı Macar ekonomisinin 2008 krizinde rezonansa girdiği-yaklaştığı düşünülebilir.
4.4.7-Yukarıdaki akışkanlar
mekaniği benzeşimli sönüm sayısı analizi normal laminar akış hali için
geçerlidir.Tam türbülanslı akış (akışkanlar mekaniği benzeşimine göre :boru
çapının az olduğu) az katlı binalar için geçerli olup ,böyle bir akışta direnç
ifadesi akış hızının karesine bağlı olduğu için Sönüm sayısı c=1/r =1/v.v
ifadesine göre ( ayrıca hız frekans ile ters ilişkili olduğu için) sönüm sayısı
c=f.f olup deprem dalgasının frekansının
karesi ile doğru orantılı dır.Bu anlamda
tam türbülanslı akışta az katlı kayalık zeminde binalar için c 1 e doğru yaklaşarak binayı hasardan korur.
4.4.8-Krize harcanan enerji
ile ülke bina ayakta kalmaya çalışır.Ülkenin krize karşı harcadığı enerji onun
birikim olan enerjisininde belli miktar alacağı için ülkenin enerji göstergesi
olan öncü göstergeler düşmeye başlar ve ülke kaynak-enerji aramaya başlar.
4.9--Ekonomik Krizde Kamu Ekonomisinin Önemi:
4.9.1--2008 krizinin muhtemel
etkilerinden birisi de 2009 yılındaki ülke işsizlik oranlarına yansıması
olmuştur.Genel kanaat ülke ekonomilerinin kamusal payı ile işsizlik yada ekonomik krize direnç
arasında bir ters ilişkinin var olduğu şeklindedir.Aşağıdaki grafikten bu katin
doğru olduğu ortaya çıkmaktadır.Bu anlamda ülkelerin kamu ekonomisi payları
arttıkça genel olarak işsizlik oranı
yada krizden etkilenme dereceleri doğrusal anlamda azalmaktadır.Bu saptama çerçevesinde devletin
ekonomideki payının % 45 in üzerine çıkarılması muhtemel krizlere karşı emniyet
subabı rolü oynayabilir.
4.9.2--Öte yandan ABD ve
Japonya gibi ekonomik kütlesi büyük devletlerde kamunun ekonomideki
payının%35-37 olması sanki bu ekonomilerin durgunluk noktası gibi de
yorumlanabilir.
|
Ülke |
Kamunun |
işsizlik oranı |
|
İsveç |
63 |
8,3 |
|
Fransa |
55 |
8,9 |
|
Hollanda |
50 |
4,4 |
|
Almanya |
49 |
8,3 |
|
Norveç |
44 |
3,1 |
|
ispanya |
43 |
18,1 |
|
Kanada |
41 |
8 |
|
İngiltere |
41 |
7,2 |
|
ABD |
37 |
8,9 |
|
Japonya |
35 |
5 |
|
Türkiye |
28 |
14,9 |