

Cerrah Olmak-Bilgi:
1--Şu ana kadar kaç ameliyat
yaptınız--Binlerce ameliyat yaptım. Askerden dön-dükten sonra İstanbul Tıp
Fakültesi Çapa yerleşkesinde çalıştım. Çok yoğun bir hastaneydi ve çok hasta
gelirdi. Kanser cerrahisi üzerine yoğunlaşınca da, o alanda da çok hastam oldu.
2--İyi bir cerrah olmanın
temel taşları nedir-Özgüveninizin yüksek olması gerekir. Çok iyi kurumlarda
yetişmiş olmalısınız. Ustalarınızın çok iyi olması gerekir; cerrahlık usta-çırak
ilişkisi üzerinden yürür. Özellikle yurtdışı tecrübelerini tamamlamış olmak
gerekir. El beceriniz olmalı. Türkler el becerisi yüksek bir ırk. Hintli ve
Pakistanlılar da bizim gibi. Almanlar'ın daha zayıftır mesala. Tüm bunlar bir
araya gelince, bizden iyi cerrah çıkıyor.
3--Bir cerrah nasıl bir
duyguyla girer--mükemmelini yapma zorunluluğuyla girer, o yüzden streslidir. Bu
da bu kadar oldu, böyle kapatayım’ diyemezsiniz. Ben kanser cerrahisiyle
uğraştığım için, kapıda bekleyen kişinin ben olduğumu, ameliyat ettiğim kişinin
annem, babam, kardeşim olduğunu düşünürüm.
4--Her seferinde aynı heyecan
ya da korkuyla mı girersiniz ameliyata-Kesinlikle.
5--Sizin bir hayatınız var
mı? Yoksa hayatı ameliyattan ameliyata koşarak geçen biri misiniz- Kendime ait bir hayatım yok. Kimseye
ayıracak vaktim olmuyor. Cerrahi bir yaşam biçimi. Her şeyinizi onun üzerine
kurgulamanız gerekir. Beyaz önlüğümü saat beşte askıya asıp çıkamam, o gömlekle
yaşamak zorundayım. Hastanın en ufak sıkıntısında orada olmak zorundayım. Ama
ekiple çalıştığımız için yüküm hafiflemiş durumda.
6--Kanser olan biri, iş cerrahi
müdahaleye gelince umutsuzluk yaşar mı? Ya da yaşamalı mı--insanlar kansere
yakalandıklarını öğrendiklerinde ilk olarak 'Neden ben?' diyorlar. Ciddi bir
psikolojik boşlukla karşımıza çıkıyorlar. Oysa kanser tedavi edilebilen bir
hastalık. Cerrahi, radyoterapi, özel gen tedavileriyle birlikte kocaman
birtakımla bu işle uğraşılıyor. Sonuçlar iyi oluyor ve kesinlikle umutsuz
olacak bir durum yok. Biz ülke olarak kanser tedavisin de dünyada sayılı bir
yere sahibiz.
7--Hastalık ve inanç ilişkisini
de merak ediyorum- insan
düşüncesiyle yaşamını belirler. Kötüyü çağırırsanız kötü şeyler olur. Kanserde
de bu çok önemli. Kötü düşünürseniz, vücudunuzdaki öldürücü hücreleri harekete
geçirirsiniz, insanlar iyileşeceğine inanırsa gerçek-ten kanseri yeniyorlar.
8--Türk cerrahlarının
dünyadaki yeri nedir-Kesinlikle çok başarılılar. Türk insanın el becerileri çok
yüksek. Yurtdışında önemli merkezlerde çalışan çok önemli Türk cerrahlar var
9---Cerrahlar nasıl insanlar?
Yani egosu yüksek kişiler mi cerrah olabilir---Cerrahlar yüksek egoludur ama
iniş çıkışlı karakteri var. Realiteyi de hiç kaybetmemek gerekiyor. Cerrahlar
gerçekle yüzleşince, dibe çöküşler çok sert olur. 0 yüksek egonun arka
tarafında inanılmaz büyük çöküşler var..Hasta kayıpları çok yorar bizi. 0
durumlarda çok ciddi bir geriye vurma olur.
9.1--Sizin dibe vurduğunuz
dönemler oldu mu--Hastamda bir sorun çıktığı zaman gerçekten çok üzülüyorum.
Çok şükür ki, şu ana kadar masada hasta kaybet-medim. Kanserli vakalarla
uğraştığım için sonrasında kayıplar yaşadım ama dünyayla kıyaslandığında bu
oran da çok düşüktür.
10-- - Kendini tanrı
gibi gören cerrahlardan mısınız--Asla değilim. Bir cerrahın kendini tanrı gibi
görmesi, kendi yakınlarını ameliyat etmeye kadar gidecek bir ruh yapısına
dönüşür. .
11--Cerrahlar kendi
yakınlarını ameliyat etmemeli midir-Asla etmemeli! Birinci derecede yakınlar,
anne, baba, çocuk, kardeşler... Sonuçta bir şey olursa inanılmaz üzülüp vicdan
azabı yaşayacağımız bir durum. Siz kendinizi yaradan gibi görüp, 'Ben en
iyisini yaparım’ deyip operasyona girerseniz, çok vahim durumlar
yaşayabilirsiniz, iyi bir cerrah olduğumu biliyorum, takdir edilmek de hoşuma
gidiyor ama kendimi tanrı gibi görme noktasında değilim.
12--Teksas Üniversitesi Robotik
Cerrahi Bölümü Başkanı Prof. Or. Gökhan Kılıç 'Bilgisayarda video oyunları
oynayan çocuklar robotik cerrahiye yatkınlık kazanıyor, oynamayanlara göre bu
konuda daha oluyor’ diyor. Siz ne dersiniz-Kesinlikle doğru. Sadece el
becerilerini geliştirmiyor, el-göz uyumunu da sağlıyorsunuz. Bu, bir tür eğitim
gibi. Çocukları İPad’le oyun oynuyor diye engellemeyin. Bizden sonra gelen jenerasyon,
bizden çok daha iyi robot kullanacak. Çocuklar oynasın!
13--Uzun yaşamanın ya da
sağlıklı kalmanın basit formülleri var mı? Bunlar neler- Akdeniz tipi beslenme, zeytinyağı ve sebze ağırlıklı...
Kanserden korunmak için incir yenmesini öneririm. İncir bir antioksidan ve her
gün yenmeli. Düzenli uyku şart. Stressiz bir hayat. Üç-dört ayda bir tatil
molası... Elma ve keçi peyniri. Elma da lif açısın¬dan önemli.
14--- Ord. Prof. Gazi
Yaşargil yaptığı işi ‘beynin temizlik işçiliği’ olarak değerlendiriyor. Siz
nasıl tanımlıyorsunuz yaptığınız işi-- Benim yaptığım, kişiye özel terzilik.
Haute Couture bir cerrahım ben.Her kişi çok ayrı. Hastalıkları ve genetik
özellikleri birbirine benzemediği için, o kişiye uygun kıyafeti diken terzi
gibiyim. Cerrahi de kişiye özel olmalı.
15--Kadın cerrah sayısı niçin
bu kadar az--Aslında çok başarılı kadın cerrahlar var. Yurtdışında çalıştığımda
gördüm, çok etkilenmiştim. Bizim ülkemizde kadına biçilen görevlerle ilgili
galiba... Yoksa aynı fizik kapasiteye ve el becerilerine sahibiz.
16--Siz hiç büyük bir
rahatsızlık geçirdiniz mi--Ameliyathanede sandalyeden düştüm ve boynum kırıldı.
Acil olarak ameliyat edildim. Kolum tamamıyla felç oluyordu. Zor bir ameliyattı.
Bu yolla hasta tarafını yaşadım. O psikolojinin nasıl bir şey olduğunu anladım.
17--Ameliyata Maça Çıkacakmış
Gibi Hazırlanırım-Nasıl bir psikoloji yaşıyormuş hastalar--Bir hastanın hekimin
vereceği bilgiye nasıl özlemle baktığını ve bu bilginin onu nasıl rahatlattığını
anlamış oldum. Hasta gözüyle kendimize baktım. Her cerrahın en az bir kez
ameliyat geçirmiş olması gerektiğini düşünüyorum.
18--Ellerinize bir şey olacak
endişesi yaşıyor musunuz-Tabii. Tüm hayatımı ellerimle kazanıyorum.Biz de bir
anlamda sanatkarız. Elimizin bir sıkıntıya uğramasını istemeyiz.
19--Cerrahlar ellerini
sigortalatır mı-Evet, duyuyorum böyle şeyler ama benim ellerim sigortalı değil.
20--Kendi sağlığınıza ne
kadar dikkat ediyorsunuz--Sağlığıma dikkat edemiyorum, terzi kendi söküğünü
dikemez hesabı. Doğruları bildiğim halde, koşturmaca içinde uygulayamıyorum.
Tatil yapmam gerekiyor, yapamıyorum. Kaçkarlar’ın zirvesine çıktım, kamp
yapmayı seviyorum. Doğayla ve kendimle baş başa olmayı seviyorum.
20--Ameliyathane kurallarınız
var mıdır--Seçtiğim alanın ameliyatlarr zor olduğu için, çok iyi konsantrasyon
gerekir ve ibadet eder gibi ameliyat yapmak gerekiyor. Her şeyinizle, benliğinizle,
tüm duygularınızla ameliyat etmeniz gerekir. Ortamın içindeki her şey rahatsız
eder beni, o yüzden sessizlik olması gerekir. Bir gün öncesinde maça çıkacakmış
gibi uykumu almaya, kendimi yormamaya dikkat ederim. Müzik ya da farklı bir
unsur konsantrasyonumu dağıtabilir; çok hayati işler. 15-16 saat süren
ameliyatlar yapıyorum.