MAKALELER 3 / Deterjanların İnsan ve Çevre Sağlığı Üzerindeki Etkileri







Deterjanların İnsan ve Çevre Sağlığı Üzerindeki Etkileri

 

1-Deterjanlar Üzerine Temel Bilgiler:

 

1-Sabunun sert sularda bulunan Ca++ ve Mg++ iyonlarıyla suda çözünmeyen bileşikler vermesi, soğuk suda güç çözünmesi, asitli sularda parçalanarak yağ asitlerine ayrışması

 

2-Deterjanların ise sabunun aksine sert sularda çökelti vermemesi, asitli sularda etkili olabilmeleri; sabun üretiminde kullanılan her türlü hayvansal ve bitkisel yağların öncelikle insan gıdası olması ve aynı zamanda da pahallı hammaddeler olmaları deterjan kullanımının tercih edilmesine neden olmuştur

 

3-Deterjanlar Üzerine yapılan tartışmalar  ve gelişmeler aktif madde olarak kullanılan dallanmış zincirli alkil benzen sülfonatların yerine % 85-95 oranında parçalanan düz zincirli lineer alkil benzen sülfonat ve tümüyle parçalanabilen etoksilatların kullanımına doğru yönelmektedir.

 

4-Lineer Alkil Benzen Sülfanat LAS (LABS) adını alırlar ki, bunlar biyoljik bozunmaya uğrayarak su kirliliği açısından zararlı kabul edilmezler. Lineer alkil benzen sülfonat çamaşır ve bulaşık deterjanlarında da sıklıkla kullanılan anyonik yüzey aktif maddedir.Alkil benzen sülfanattaki alkil dallanmış yapıda ise, biyolojik bozunmaya çok az uğrayabilen ve zararlı olan ABS adıyla anılır.

 

5-Deterjan Aktif Maddelerinin İnsan Sağlığına Etkileri :

 

5.1-Kanserojen Etkileri:

1-Bu maddelerin kanserojen olduğu konusunda, yapılan taramaya rağmen literatürde herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.

 

2- İçme sularıyla alınan deterjan aktif maddeleri: Sularda bulunan düşük onsantrasyondaki deterjanların toksik etkisi olmamakla beraber, bu maddeler suların koku ve tatlarını bozmaktadır.

 

5.2-Çevre Sağlığına Etkileri

 

1- Deterjanla yıkanmış ancak iyi durulanmamış mutfak eşyasında kalan deterjan aktif maddesi nedeniyle ağızdan alınan deterjan aktif maddeleri: Deterjanla yıkanmış, ancak iyi durulanmamış kaplarda pişen ve yenen yemeklerde 0.3-3.0 mg/gün gibi az miktarlarda alınan deterjanların önemli zararları olmadığı ancak bu miktarlarla birlikte yüksek dozda çeşitli toksik maddeler alındığında bu maddelerin absorbsiyonunun kolaylaştığı gözlenmiştir.

 

2--Ülkemizde problem olarak gösterilen dallanmış zincirli ABS esaslı aktif maddelerin terk edilerek LAB bazlı aktif maddelere dönüldüğü yıllarda bu dönüşüm nedenleri arasında kanserojenlik ve insan sağlığına etkilerin yer almadığı belirlenmiştir.

 

5.3- Su Yaşamına Toksik Etkileri:

 

1--Deterjan aktif maddeleri alıcı sularda 0.5 mg/l’den yüksek konsantrasyonlarda köpük oluştururlar .

 

2--Deterjan aktif maddeleri durgun sularda ve göllerde sabit köpük oluşumuna yol açtıkları için estetik yönden arzu edilmeyen bir görünüm yaratmaktadırlar.

 

3--Köpüklenme nedeniyle deterjan içeren suların pompalanması, stoklanması ve kullanılması güç ve bazen imkansız hale gelmektedir.

 

4--Su yüzeyinde, bu köpükler oksijen alışverişini zorlaştırır. Dallanmış zincirli ABS esalı aktif maddeler uzun sürede parçalandıklarından daha büyük problem oluşturular.

 

5--Deterjan aktif maddeleri alıcı sularda biyokimyasal reaksiyonlarla ayrışırlar. Ayrışma sırasında ortamda çözünmüş oksijeni kullanırlar. Kısa sürede ayrışabilen LAB esaslı aktif maddeler boşaltildıkları sularda ani oksijen eksikliği yaratırlar

 

6--1960’lı yıllarda dallanmış zincirli ABS esaslı deterjan aktif maddelerinin Avrupa’da terkedilmelerinin en önemli nedenleri:

 

6.1--Bu aktif maddelerin biyolojik arıtma ünitelerinde yeterince parçalanamayarak sorunlar yaratması,

 

6.2--Avrupa’daki kişi başına 15-20 kg/yıl deterjan tüketimi,

 

7--Ne tür deterjan aktif maddesi kullanılırsa kullanılsın evsel atıkların arıtılması esas alınmalıdır. Hiç arıtılmadan alıcı sulara verilen evsel atıklar durumunda ise, dallanmış zincirli ABS esaslı yerine LAB esaslı aktif maddelerin kullanılması halinde, alıcı ortamın daha fazla kirletilmesi söz konusu olabilecektir

 

8--İçme sularıyla alınan deterjan aktif maddeleri: Sularda bulunan düşük konsantrasyondaki deterjanların toksik etkisi olmamakla beraber, bu maddeler suların koku ve tatlarını bozmaktadır.

 

9--Deterjanla yıkanmış, ancak iyi durulanmamış kaplarda pişen ve yenen yemeklerde bir miktar deterjan aktif maddesinin ağız yoluyla alınabileceği literatürde belirtilmektedir. Bu durum deterjanla yıkanmış mutfak eşyalarının durulanmasıyla önlenebilmektedir.

 

10--Çevre Sağlığına Etkileri

 

10.1--Köpük oluşturma : Deterjan aktif maddeleri alıcı sularda biyokimyasal reaksiyonlarla ayrışırlar. Ayrışma sırasında ortamda çözünmüş oksijeni kullanırlar. Kısa sürede ayrışabilen LAB esaslı aktif maddeler boşaltildıkları sularda ani oksijen eksikliği yaratırlar.Suda çözünmüş oksijen konsantrasyonu köpük nedeniyle azalır.

 

10.2--Biyolojik parçalanma sırasında oksijen tüketimi:

ABS esaslı deterjan aktif maddesi %81, LAB esaslı deterjan aktif maddesi%84-87 mertebesinde biyolojik olarak parçalanabilmektedir.

 

10.2.1--Aktif çamur arıtma sisteminde yapılan çalışmalarda LAB esaslı deterjan aktif maddesinin ise % 67 parçalandığı belirlenmiştir Biyolojik olarak parçalanma çalışmalarının genellikle LAB esaslı deterjan aktif maddeleri kullanılarak gerçekleştiği saptanmıştır





Makalenin İzlenme Sayısı : 267

Eklenme Tarihi : 14.01.2020

Önceki sayfaya geri dön.