MAKALELER 3 / Finansal Deprem Bilimi ve Krizler







Finansal Deprem Bilimi ve Krizler:

 

1—Multidisipliner Modellemenin Nedeni:

 

1--Son mali kriz hakkında konuşurken şu eski deprem benzetmesini kullanmak bazen cazip geliyor. Mortgage piyasasmdaki dalgalanmayı,Lehman Brothers'ın çalkantılı çöküşünü, Avrupa'daki artçı sarsıntıları ve neden oldukları ekonomik yıkımı başka nasıl tarif edebiliriz.

 

2—Bazı akademisyenler bu benzetmeyi ciddiye alarak ekono-fizik adını verdikleri yeni bir alana yöneliyor.

 

2.1--Bu yaklaşım geleneksel iktisattan bir kopuşu temsil ediyor ve mali depremleri, tıpkı jeologlarm yer sarsıntılarını inceledikleri gibi inceliyor.

 

3-- Bir grup ekono-f izikci, milyarder yatırımcı ve hayırsever George Soros'a yazdıkları açık mektupta, "Mali, ekonomik ve sosyal sistemimizin temel ve güncel sorunlarını aşmak için yeni yaklaşımlara ihtiyaç var" dediler.

 

3.1--Makro-ekonomistler, krizleri anlamak için zarif teoriler kurar. Ekono-fizikçilerse piyasaları hiç de karmaşik ve çapraşık olarak görmüyor. Onlar, dogal bilimleri anlamak için kullanılan araçlardan ilham alıyor ve dev miktardaki verileri sınıflayarak ekonomik depremlerin gerisindeki dinamikleri bulabileceklerine, böylece bir sonraki krize hazırlanabileceklerine inaniyorlar.

 

3.2--Ekono-fizikçilere gore mali krizlerin gelişini kestirmek zordur, çünkü piyasalar, kimi geleneksel iktisatçıların inandikları gibi etkin, kendi kendini düzenleyip düzelten mekanizmalar degildir.

 

4-- Zürih'teki Mali Kriz Gözlemevi'ni yöneten Didier Sornette, "Büyük depremler cografyayı biçimlendirir. Büyük mali çöküşler de aynı şekilde düzenlemeleri, risk algılamalarını ve insanların psikolojisini şekillendirmektedir" diyor.

 

5--Deprem biliminde olduğu gibi mali krizler hakkinda da bilgimiz henüz başlangıç düzeyinde. Fakat ona rağmen deprem bilimcilerden alınabilecek dersler var.

 

5.1--1906'daki Büyükk San Francisco Depremi'nden sonra mimar ve mühendisler, binalar daha şiddetli sarsıntılara bile dayanıklı olabilsin diye şehrin inşaat yönetmeliklerini yenilediler. Yeni mali reformlar da piyasanın sert salınımlarını etkisiz hale getirecek şok emiciler olarak düzenlendi.

 

5.2--Başkanın ekonomi başdanışmanı Lawrence H. Summers, " Yapılan çökmeyecek şekilde sağlamlaştırmak istiyoruz" diyor.Öbür yetkililer de Sistemik Risk Konseyi'nin mali piyasalardaki erken hareketliliklere karşı (tıpkı deprem bilimcilerin olduğu gibi) tetikte olmasim öneriyorlar.

 

5.3--Ancak piyasaları yatıştıracak bir çare henüz görünürde yok. Yönetim danışmanlık firması McKinsey & Company'nin ortaklanndan Lowell Bryan, "Mali kurumlar ne kadar sağlam olursa olsun, hükümetin uygulamaları dengesiz olduktan sonra büyük ekonomik depremler yine yaşanabilir. Kimse gerekli acı reçeteyi uygulama niyetinde değil" diyor.

 


2—Modeller:

 


2.1—Model-1-Epileptik Model:

 

1--Biyofizik problemler ile farklı disiplinler arasındaki multidisipliner çalışmalar biyofiziğe istediği bilgi birkimini getirebilir.

 

2--Bu yazıda içi gaz dolu uçak,roketlerin patladığında oluşan Parçalanma süreci ile (içi boşaltılıp H2+O2 gaz karışımı doldurulup patlatılan yumurta aynı benzer patlama sürecini ortaya koyarken)  epileptik krizlerde nöron büyüklüğü ile kriz arasındaki ilişkiyi irdeleyeceğiz.

 

3--İçi patlayıcı gaz ile dolu yumurta kabuğunun parçalanma süreci sonunda parçalanma dağılımı Şöyle olmaktadır.

 

3.1--Malzemenin büyük bölümü(mesela %80) orta boy,birkaçı küçük, çok azıda İri parçalara bölünmekteydi.

 

3.2--Bu sonuçlara göre bir kriz sonrası parçalanan sistemde, büyüklüklerine göre parçalanma sonrası dağılım şöyle olacaktır.Orta ölçekli hücreler parçalanmada varlıklarını korurken parçalanma sonrası dağılımın büyük kısmını oluşturacaktır.birkaç küçük firma-nöron ile çok az büyük hücre varlığını koruyabilmektedir.

 

4--Bu nedenle epileptik yada vs krizlerde büyük ölçekli ve küçük ölçekli hücreler  yok olacağı araştırılabilir.

 

5--Kriz sonrası varlığını koruyan hücreler orta ölçekli(ortalama) hücreler olacaktır.Beyinde ortalama hücre büyüklüğü ortanın üstünde veya altında olan insanlarda kriz kapıda olabilir.denebilir.

 

6--Yada bir insan beyninde sürekli epileptik krizler oluyorsa,bu krizler ile hücre büyüklüğü orta ölçeğe gelir.Bu yazıdan anlaşılacağı üzere epileptik krizler ,bu yaklaşıma göre beyinde nöron büyüklüğünü ayarlayan bir mekanizma olarak düşünülebilir.

 


6.1—Benzeşim:

 

1--ABD ekonomisi sürekli belli bir değerin üzerinde büyüyerek orta büyüklükte-kobi olmayan çok büyük devasa firmalar üretmekte.Bu firmalar büyümeyi artırarak ekonomik sistemin sönüm sayısını sıfıra yaklaştırarak kriz üretmekte-oluşan kriz ile çok büyük devasa firmalar budanmakta.

 

2—Bu nedenle ABD ekonomisi krizlere karşı sağlıklı büyüme hızını belirlemeli bu değerin üstünde şinmdi FED in 0.25 puan faiz indirmesi gibi frene basarak büyümeyi gelişmekte olan ülkelere aktarmalı.ve belli büyüklükte-ciroda firma oluşması halinde bunlara yasal olarak parçalara ayrılabilmeli.

 


6.2—Fizyolojik Modelleme:

 

1—Rezonans modelinde sönüm sayısı sıfıra ulaşırsa ya şizofrenik yapı oluşur yada epileptik kriz.Bu modele-rezonans modeline göre epileptik krizin nedeni sönüm sayısının sıfır olması ve hücre gruplarının dış etkinin frekansında rezonansa gelmesidir.

 

1.1--Beyinde hücre düzeyinde mutasyon sonucu oluşan krizin nedeni muhtemelen nörotrofik büyüme faktörü artması sonucu sönüm sayısının sıfıra ulaşması olabilir.Sönüm sayısı sıfıra ulaşınca kriz oluşmakta- oluşan Kriz ile oluşan ortalamanın üstündeki hücreler budanarak beynin ortalama büyüklüğe sahip hücreleri yeniden sağlaması olarak düşünülebilir.

 

1.2—Sonuç olarak beyinde mutasyon sonucu olarak oluşan ortalamanın altında ve üstünde olan hücreler,kriz ile budanmakta.Bunu sağlamak için beyinde sönüm sayısı sıfıra yaklaşmakat-epilepsi krizleri oluşmakta.Tedavide ise GABA aktivasyonu değiştirilmekte.GABA yı artıran ilaçlar nörotrofik büyüme faktörünü normal sınırına çekerek,buna bağlı ortalamnın üstüne hücre oluşumunu önlemekte.Yani ortalamanın üstünde hücre oluşumunun sorumlusu muhtemelen nörotrofik büyüme faktörü olabilir.

 

 

1.3—Epilepside , krizin matematik şartı olan sönüm sayısının sıfıra yaklaşmasıdır.Bu nedenle depresyonun tersine epilepside büyüme faktörü ya ilaçlarla yada ilgili geni devre dışı bırakılarak kesin çözüm sağlanabilir.

 

1.3.1—Ekonomide kriz ile depresyon farklıdır.Ekonomik depresyonda sönüm sayısı 1 e yaklaşırken-büyüme oranı aşırı yükselirken-aşırı sönüm oluşmakta krizde ise büyüme oranı sıfıra doğru yaklaşmakta.Büyüme oranı sıfıra yaklaşarak sistemi krize karşı korumakta-devasa firmaların parçalanarak ortalama şirket büyüklüğüne erişmesini sağladığı düşünülebilir.

 

1.2--Epilepside bu yaklaşıma göre çözüm büyüme faktörünün sağlıklı sınırda kalmasını sağlamak olacaktır.Zira büyüme faktörünün normal sınırların dışına çıkması,ortalamanın altında ve üstüne hücre-(ekonomide şirket) oluşması anlamına gelmektedir. Burada ortalama sabit bir değer değil belli bir aralık yani belli aralıktaki hücre büyüklüğü olarak anlaşılmalıdır.

 

1.2.1—ABD vs Ekonomik sistemi için,ekonomik büyüklüğe bağlı olarak ampirik belli büyüme hızı değeri saptanmalı ve korunmalı.Bu değer tarihsel süreçten saptanabilir.Büyümenin bu değerin üzerinde yukarı çıkması ekonomiyi depresyona sokarken,düşük olması ekonomik krize alt yapı sağlayabilmekte.

 

1.2.2—Ekonomik sönüm sayısı için yeni bir endeks oluşturulmalı-bu değer 0,(0..1),1 yani 0..1 aralığında olmalı.

 

1-- 0….olması durumunda ekonomik sistemde ekomik şizofreni-yada ekonomik epilepsi-kriz

2—0..1 aralığında ekonomik mani depresyon

3—1 olması durumunda ekonomik depresyon tanımları yapılabilir.

 


2.2—Model-2-Ekonomik Deprem-Heisenbergin Belirsizlik Prensibinin Makro Ölçeklere Uygulanması:

 

 1—Mikro ölçeklerde:

 

1--Heisenberg in belirsizlik prensibine göre mikro ölçeklerde bir parçacığın konumu ve momentumu aynı anda kesin olarak tespit edilemez, yani her bir parçacığı parametreleri için minimum da olsa bir sapma, hata payı veya belirsizlik vardır.

 

2--Parçacığın ilgili konum-momentumu için var olan bu belirsizlik aynı şekilde enerji ve zaman değerleri arasındaki ilişki içinde geçerlidir.

 

3--Bu prensip; bir parçacığın enerjisinin sonlu bir ölçüm süresi içerisinde tam olarak ölçülemeyeceğini vurgular.

 

2—Makro ölçeklerde:Eğer bu prensip makro ölçeklerde de geçerliyse(geçerli olabilir.)

 

1—Bu prensip makro ölçeklere uygulanırsa,bir sistemin-kütlenin konumu ve momentumu aynı anda kesin olarak tespit edilemez.

 

1.1—Örnek-1:Bir göktaşının dünyaya ne şiddetle çarpacağı bilinebilirse nereye çarpacağı-konumu tam olarak belirlenemez.

 


1.2—Ekonomi benzeşimi:Benzer şekilde  bir ekonomik krizin nerede başlayacağı bilinirse şiddeti belirlenemez yada ekonomik krizin şiddeti bilinirse nerede-hangi ülkelede başlayacağı tahmin edilemez.Bu nedenle ekonomik kriz için tıpkı 3 günlük %80 tahmin doğruluğu olan hava tahminleri-şu şiddete ekonomik kriz çıkacağı tahmini yapılabilir mi.

 

1.2—Örnek-2:Bir deprem bölgesinde fayın uzunluğundan şiddeti yaklaşık tahmin edilirken depremin ne zaman olacağı bilinemez.

 

2--Bu belirsizlik aynı şekilde makro ölçeklerde enerji ve zaman arasındaki ilişki içinde geçerlidir.

 

3--Makro ölçeklerde de var olan bu belirsizlik; kaotik sistemlerin enerjisinin sonlu bir ölçüm süresi içerisinde tam olarak ölçülemeyeceğini vurgular.

 


2.3—Model-3-Krize Karşı Aktif Titreşim-Sönüm İzolasyonu:

 

1—Ekonomik süreçler-olaylar, enerji,mukavemet,kuantum fizik,kaos bilimleriyle modellenebilir  ve ekonomik entropi,entalpi, ekonomik frekans Para akış hızı gibi terimler uygun mevcut ekonomik terimlerle ifade edilip,kestirimler yapılabilir.

 

2--Bu yazının konusu ekonomik sistemi engebeli yolda(dalgalı kur) yürüyen bir motorlu araca benzetmek,aynı zamanda bu araçta yay+amortisör ile destekli Tekerler ile aracın ilerlediğini benzetilerek, bu araçta yolcu kabininde(ekonomik sistem) en az titreşim hissedilmesi  ana modellemedir-benzeşimdir.

 

2.1—Makine Mühendisliğinde öğretilen Mekanik Titreşimler teorisine göre Ekonomik kütlesi olan araç belli bir hız ile ilerlerken belli bir değerden sonra araç mekanik titreşimler teorisine göre rezonansa girmekte ve araçta sarsıntı(ekonomide ekonomik kriz) oluşmakta eşyalar ve yolcular savrulmaktadır.

 

2.2--Mekanik Titreşimler Teorisinde(Mekanik Titreşimler,Prof.Dr.Fuat Pasin,Birsen Yayınevi,2000,sayfa:86) bu problem-aktif titreşim izolasyonu  problemi teorik olarak incelenmiş ve sonuçta aktif titreşim izolasyonunda şu kaide ortaya çıkmıştır

 

3--.Aktif  titreşim izolasyonu için kural sistemde :yumuşak yay,az sönüm,büyük kütle.

 

3.1--Bu kaideyi ekonomik sisteme uyarlarsak:Belli devirle çalışan ekonomi makinesine

 

1--büyük bir kütle(İMF Kredisi,yada nakit enjeksiyonu) ithal edersek,

 

2--ekonomik sönümü mevcuda göre arttırırsak (sönüm yada direnç para akış hızı ile doğru orantılı olup akış hızı arttırılmalı,likiditesi düşük parasal enstrümanlar kullanılmalı, piyasa derinliği azaltılmalı)

 

3--Yumuşak yay(ekonomide elastiklik arttırılmalı(bürokrasi azaltılmalı, özelleştirme arttırılmalı)

 

4—Yukarıdaki maddeler göre önlem alındığında krizler için aktif titreşim izolasyonu yapıldığında kriz ekonomi makinesini çok fazla sarsmadan atlatılabilmekte.

 

5--Ancak krizin hemen sonrası uygulanan bu önlemler,ekonomi motorun devri belli bir dönüş değerinin üzerinde ise bu önlemler farklılaşır.Ancak herhalükarda kütle ithali(nakit enjeksiyonu) en iyi araçlardandır.

 

5.1--Ayrıca belirli bir sönüm ve elastiklik vede büyük ekonomik kütleye sahip ekonomilerin kriz (rezonans)la niçin karşılaşmadıkları bu teori ile açıktır.

 

5.2--Zira araç devri sıfırdan artarak ilerlediğinde belli devirde-frekansta-rezonans frekansında rezonansa mutlaka girmekte ve önemli olan bu noktayı en az hasarla atlatmak olması için gereken önlemler olmalı ve bu frekans-devir geçilince üst devirde ekonomi makinesi çalışmaya devam etmektedir.

 

5.3--Gelişmiş ülkeler ,gelişmekte ülke iken yüksek büyüme hızlarında bu devirden geçmekte,gelişmiş ekonomi olunca artık gelişmiş ekonominin hızına uygun devirde çalışmaya devam etmektedir.Şu sorulabilir gelişmekte olan ekonomiler 5-7 büyüme hızlarına sahip iken,gelişmiş ekonomiler 3-4 lük büyüme hızlarına sahip olmaları ne alma gelir.

 

5.4--Her halükarda gelişmiş ekonominin ekonomik motorunun devri,gelişmekte olan ülkeden daha yüksektir.ve onlar rezonans frekansından geçerek bu duruma-devre gelmişlerdir.

 

6—Ekonomik krizin yayılması frekans kilitlenmesi ile açıklanabilir.Sonuçta kriz ekonomik büyümenin(rezonans) doğal sonucudur.

 

6.1--Krizlere yakalanmayan ülkelerin ekonomi motorları belli bir kritik devrin üzerinde döner.Eğer bunların motorları yavaşlarsa kriz noktasından (rezonans) tekrar gelebilirler.

 

7.1—Gelişmiş ekonomiler ,krizi büyük ekonomik kütleleri ve özel sektörlerinin elastikliği ve para akış hızının ve piyasa derinliğinin uygun değerleriyle sarsıntısız veya daha az sarsıntı ile atlatırlar.

 

7.2--Burada formülasyona kaynak kitap ve ekonomik verilerle gidilebilir ve olay sayısal hale getirilebilir.

 


4—Model-4-Pompa-Elektrik Motoru Güç Eşitliği:

Fizikte bir pompa için Mekanik Güç için:

Pm=Q.Hm.n/q olarak yazabiliriz.

 

Q=Sistemde dolaşan akışkanın debisi(TL/sn3),

Hm=Sistemde dolaşan akışkanın(paranın) basınç-değer kaybı

n=sistemi çeviren pompa motorunun devri

q=sistem verimi=toplam faktör üretkenlik

 

1—Dünyada dolaşan paranın toplam değer kaybı ve verim  dünyanın ekonomik gücü sabit ise

 

1.1—parasal debi 2 katına çıkar ise bu durumda sistemin devir sayısı 2 kat düşer.2008 krizinden bu yana dünya piyasalarına 2008 öncesine göre 2 kat fazla para basıldı.Şu andaki durgunluğun nedeni bu olabilir.

 

1.2—parasal debinin 2 kat artması aynı zamanda  parayı basan ulusların paralarının değer kaybını aşağı çekti.Yani paraları değerlendi.Şimdi bu değerlenmeye karşı faiz düşürerek paraların değer kaybını artırmaya çalışıyorlar.

 

1.3—parasal debinin 2 kat artması aynı zamanda sistem verimi-toplam faktör üretkenliği artırdı.

 





Makalenin İzlenme Sayısı : 83

Eklenme Tarihi : 15.11.2019

Önceki sayfaya geri dön.