MAKALELER 3 / Hidroelektrik Santrallerin Nehir Ekolojisi Üzerinde Oluşturduğu Etkiler







Hidroelektrik Santrallerin Nehir Ekolojisi Üzerinde Oluşturduğu Etkiler

 

1-- Hidroelektrik santraller ile elektrik üretimi, dünyada toplam elektrik üretiminin yaklaşık % 23 ünü sağlamaktadır.

 

2-- Türkiye, Avrupa’da Norveç’ten sonra en fazla yıllık hidroelektrik enerji üretim potansiyeline sahip ikinci ülke sıfatını taşımaktadır. Bu potansiyel, Avrupa ülkelerinin toplam hidroelektrik potansiyelinin %16.5’i mertebesindedir.

 

3— Türkiyede , GAP içinde yapılan barajlar Türkiye’nin elektrik enerjisinin %40’nı karşılamaktadır. Çoruh nehri üzerinde yapımı planlanan barajlar da Türkiye’nin elektrik gereksiniminin %13’nü karşılayabilecek kapasitededir.

 

4—Günümüzde dünyadaki enerji üretimi daha çok fosil yakıtlı termik santraller, hidroelektrik ve nükleer enerji santrallerinden karşılanmaktadır.Hidroelektrik enerji üretimi ise diğerlerinden ucuza mal olmaktadır.

 

5-- Barajların Nehirler Üzerindeki Etkileri:

 

5.1-- Üretime geçen bir hidroelektrik santralın su toplama kısmı (baraj gölü), çevresel etki yaratmakta olup, Baraj gölünün yüzey alanı itibariyle nehre göre daha geniş olması ve buharlaşmanın artmasından dolayı iklimsel etkiler oluşturabilmekte.

 

5.2—Bu şekilde baraj çevresinde havadaki nem oranı artmakta ve hava hareketleri değişmekte sıcaklık, yağış, rüzgar olayları farklılaşmaktadır. Bu duruma bağlı olarak yöredeki doğa bitki örtüsü tarım bitkileri sucul karasal hayvan varlığı ani bir değişim içine girmekte olup ancak uyum sağlayabilen türler yaşamlarını devam ettirebilmektedirler

 

5.3—Barjlarda , Hidroelektrik santrallerin (HES) türbinleri sudaki oksijen seviyesini düşürmektedir.Baraj gölündeki oksijen bakımından fakir dip suların enerji üretimi için kullanılması sonuç olarak mansap suyundaki çözünmüş oksijen seviyelerini düşürerek etkiliyebilmektedir.

 

5.3.1--Bunun tersine, baraj savakları suyun havalanmasını sağlayarak baraj mansabında aşırı çözünmüş oksijen doygunluğuna sebep olmaktadır.

 

5.3.2—Öte yandan Yüksekten düşen sular nedeniyle hava azotunun aşırı doygunluk düzeyinde çözülmesi de balıklar için öldürücü olmaktadır.

 

5.4—Bir başka konu olarak Barajlar balıkların göç yollarını tıkayarak nehirlerdeki biyolojik hayatı etkilemektedir.Balıklar su alma yapılarından girerek türbinlerden geçerken büyük hasar görmekte (%25) olup buna bağlı olarak  nehirdeki balık miktarı büyük oranda değişebilmektedir.

 

5.4.1--Sonuç olarak akış halinde barajda elektrik üretiminde küçük oynamalara sebep olacak biçimde balık geçitlerinin kurulması balıkların hakkıdır.Devler sadece insanların hakkını koruyacak kuralları geliştirmez aynı zamanda insanın içinde yaşadığı doğa içinde koruyucu kurallar belirler.

5.4.1—Balıkların barajda türbinden geçerken hasar uğramaması için su alma yapılarının etrafı tel örgüler veya ızgaralarla örtülmektedir .Bu önlemler yük kayıplarını artırarak debide önemli düşüşe sebep olmaktadır. Son zamanlarda türbinlere balıkların geçebileceği şekilde ayrı bir kanal oluşturacak şekilde bazı yapısal özellikler kazandırılarakbalıkların hasar görmelerinin azaltılmasına çalışılmaktadır.

 

5.4.2—Diğer bir çözümde ABD’de balık göç sürelerinde santrallerin çalışmalarının askıya alınması da uygulanan yöntemler arasındadır.

 

5.4.3—Balıkları balık geçitlerine çeken-türbin su alma ağzından uzak tutan su altı ses çözümleride uygulanabilir.

 

5.5—Barajlarla ilgili olarak Türkiye’deki doğal değeri yüksek 305 alanda yapımı planlanan 561 baraj arasındaki ilişki araştırılmış ve her iki doğal değeri yüksek alanın yaklaşık birinin (305 alanın 148’i) planlanan baraj inşaatlarından olumsuz etkileneceği bildirilmiştir.

 

5.5.1—Doğrudan etkilenecek alanların 185 bin hektarının tümüyle baraj suları altında kalması bekleniyor. Baraj inşaatlarından olumsuz yönde etkilenecek doğal alanlar  en çok Akdeniz, Doğu Anadolu ve Marmara bölgelerinde yer alıyor

 

5.6—Barajlarda balık kaybı ile ilgili olarak aşağıdaki örnek önemli.

 

5.6.1--Dünyada kırmızı listede bulunan ve yok olma tehlikesi içinde olan Mersin balığının, yumurtlama göçlerinin Türkiye’de baraj ve setlerle engellendiği bildirilmekte.

 

5.6.1-- Türlerine bağlı olarak Mersin balıkları,yumurtalarını nehir ağızlarından 200–250 kilometre içerilere girerek bırakıyorlar. Denizden nehir içlerine giriyorlar.Mersin balıklarının göçü Örneğin Sakarya’da Geyve boğazından Eskişehir’e kadar nehir boyunca olan göç,nehir üzerine yapılan setler yüzünden önlenmiştir.

 

5.6.2—Aynı zamanda Yeşilırmak ve Kızılırmak’ta bu olay çok belirgindir.Yeşilırmak’ta 40 kilometre içeride ve bundan sonrada bir 60 kilometre sonra tekrar bir baraj daha vardır. Kızılırmak’ta da göç yolunu kesen setler vardır.

 

5.6.3--Zamanında bu barajlar yapılırken ekonomik değeri olan Mersin balıklarının yumurtlama yataklarına gidebilmeleri için kanallar veya balık geçitleri bırakılmaları gerekiyordu.Zaman içinde Yumurtlama için balıklar nehir içlerine gidemeyince buraları terk ettiler.

 

5.6.4—Mersin balıklarının popülasyonun azalmasında aynı zamanda kirlilik ve aşırı avcılıkta önemli etken oldu. Barajlarda genellikle küçük balıklar için geçiş kanallarının bırakılığı, 80 ve 100 kiloluk anaç Mersin balıkları için daha büyük geçiş yolları yapılması gerektiğini bildirilmektedir.

 

5.6.5—Barajların inşasında başlangıç aşamasında yapılacak basit uygulamaların balık türlerinin neslini sürdürebilmesi açısından çok önemli olmaktadır.

 

5.6.6--Mersin balıkları çok büyük balıklar olup yetişkinleri 80 ila 100 kilo kadar olabilmektedirler. Bunlara çok büyük geçiş yolları yapılması gerekir. Baraj ve setlerin olmamasının veya yetersiz önlemlerin sadece Mersin balıklarını değil,Alabalık türlerinin de yok olmasına etken olduğu bildirilmektedir.

 

5.6.7—Balık geçitleri yapılırken Memba tarafına yapılan balık geçitleri, mansap tarafına yapılanlardan daha fazla problemler içermektedir.Bunun sebebi, memba tarafındaki akımın çok düşük olması nedeniyle balıkların geçidi bulmalarının güçleşmesi ve balık geçidindeki su hızının ayarlanmasındaki zorluklardır.

 

5.6.8--Bu nedenle geçidin batıklığının ve şeklinin, ve yerinin çok iyi ayarlanması gerekmektedir.Barjlarda ekonomik olacak şekilde balık geçitlerinin yapılması önemli.

Bir fiyat karşılaştırması için 135 m yüksekliğindeki Ilısu barajının en az 43 milyon dolara çıkacağı ve ortalama 25 m yükseklikteki bir balık geçidinin ise ~ 4 milyon dolar olacağı örnek olarak verilebilir.

 

6—Öneriler:

 

6.1—Nehir tipi santrallerde santrali işleten firma tarafından can suyunun bırakılma düzeni çevre dernekleri ve yurttaşlarca bakanlığın ilgili hattına gerektiğinde tlf edilerek kontrol edilebilmektedir.Zira minimum can suyu nehir ekolojisinin cam damarıdır.Mutlak surette sağlanması gerekir.

 

6.2—Belli gücün altında kurulacak santrallerde baraj kurulmadan nehir yüzeyinde veya yüzey altında yüzer çok sayıda türbin kullanılarak enerji üretilebilir.Bu şekilde baraj gölü kurulmasına bağlı tüm problemler kökten oluşmaz.Bu türbinleri temsan üretebilir.

 

6.3—Barajlarda ithalata gidecek dövizi önlemenin ve baraj tetknolojini yerlileştirmenin yolu yeni yapılacak barajlarda ve revizyonlarda % 50 yerli malı kullanma şartı getirilebilir.

 

6.4—Bakanlık bütün barajlarda Balık geçitleri için eylem planı hazırlayabilir ve uygulayabilir.

 

 

Kaynak:TMH - Türkiye Mühendislik Haberleri / Sayı: 452 - 2008/6--Barajların Ve Hidroelektrik Santrallerin Nehir Ekolojisi Üzerinde Oluşturduğu Etkiler Mehmet BERKÜN, Egemen ARAS, Tuğçe KOÇ





Makalenin İzlenme Sayısı : 51

Eklenme Tarihi : 05.08.2019

Önceki sayfaya geri dön.